benevolent
02-15-2010, 07:38 PM
Cinsel yönelim nedir?
Cinsel yönelim, cinsel kimligin 4 elementinden biri olup, belirli cinsten
eslere yönelik uzun süreli bir cosumsal ya da cinsel cekilme veya hoslanma duygusu anlamina gelen bir kavramdir.
Cinsel kimligin 4 elementleri sunlardir:
Biyolojik cins
Cinsel kimlik (yani kendini kadin ya da erkek olarak hissetmek)
Cinsel rol (kültürel normlara bagli eril ya da disil davranis bicimleri)
Cinsel yönelim
Olagan olarak cinsel yönelim üce ayrilir:
escinsel: kendi cinsine arzu hisseden
heteroseksüel: karsi cinse arzu hisseden
biseksüel: her iki cinse de arzu hisseden
Cinsel yönelim bir kisinin tamamen ic yapisi ve duygulariyla ilgili bir kavram oldugu icin, kisinin halen yasamakta oldugu cinsellikten farkli da olabilir. Bir kisi, davranis bicimleriyle cinsel yönelimini gösterebilir, ama göstermeyebilir de.
Belirli bir cinsel yönelim nasil olusur?
Belirli bir cinsel yönelimin nasil olustugu bugüne kadar tam olarak aciklanamamistir. Degisik kuramlarda degisik etkenlerden bahsediliyor: örnegin kalitimsal (hormonel) etkenler ya da erken cocuksal dönemde yasanmis olan deneyimler. Her ne olsa da, bilim adamlari cinsel yönelimin en erken cocuksal dönemde kesin olarak belirlendigine ve bir takim biyolojik, ruhsal ve toplumsal etkenlerin karmasik etkileriyle meydana geldigine inaniyor.
Cinsel yönelim "secilir" mi?
Hayir.
Psikologlar, psikiyatrlar ve ruhsal saglikla ilgilenen tüm uzmanlar, escinselligin ne bir hastalik ya da ruh hastaligi, ne de ruhsal bir sorun olmadigi konusunda görüs birligine varmislardir. Yapilan arastirmalar escinsel egilimin tek basina hic bir duygusal ya da toplumsal soruna yol acmadigini göstermistir.
Önceden arastirmalarda sadece (psikiyatrik ya da psikolojik) tedavi icerisinde bulunan escinsel ya da lezbiyenler inceleniyordu. Bu nedenle bilim adamlari en basindan itibaren önyargili davranarak yanlis sonuclara variyorlardi ve escinselligin bir hastalik olmasi gerektigi gibi bir kaniya sahiplerdi. Ama sonradan yapilan ve terapide olmayan escinselleri kapsayan arastirmalarda escinselligin hastalik olmadigi ve tedavi edilemeyecegi ortaya cikmistir.
1973 yilinda Amerikan Psikiyatri Kurumu (American Psychiatric Association) escinsellik kavramini ruhsal hastaliklarin resmi listesinden tamamen cikararak bu konu üzerine tarafsiz önyargisiz bilimsel arastirmalarin yapilmasinin zorunlu olduguna dikkat cekmistir. 1975 yilinda Amerikan Ruhbilim Kurumu (American Pyschologic Association) bu karari destekleyen bir yönerge cikartmistir. Ve bundan beri iki kurum da diger meslektaslari arasinda bulunan escinselligin bir hastalik oldugu ve yok edilmesi gerektigi inancina karsi mücadele etmeye baslamislardir. En son 1992 yilinda dünyanin önemli örgütlerinden Dünya Saglik Örgütü (Worl Health Organization) escinselligi ruhsal hastaliklar katalogundan silmistir.
Escinseller iyi anne ya da baba olabilir mi?
Evet.
Arastirmalarda escinsel ailelerin yetistirdigi cocuklar, heteroseksüel ailelerin yetistirdigi cocuklarla karsilastirilmistir. Zekalari, ruhsal gelisimleri, toplumsal davranislari, diger cocuklarla olan iliskileri, cinsel kimlik ya da yönelimlerini gelistirme acisindan hic bir fark gözlemlenmemistir.
Diger bir yerlesmis inanc da escinsel erkeklerin heteroseksüel erkeklere´göre cocuklara yönelik taciz olaylarina daha egilimli oldugu düsüncesidir, ki bu da tamamen ayrimciliga ait ve bastan sona yanlis bir söylemdir ve bilimle hic bir ilgisi yoktur.
Neden bazi escinseller baskalarina cinsel yöneliminden bahsetme geregini duyar?
Yasamlarinin bu yönünü baskalariyla paylasmak escinsellerin ruhsal sagligi icin önemli bir rol oynayabilir. Kisinin kendi kimligini bulma sürecinin coming out da bu sürecin bir parcasidir- kisinin ruhsal dengesi icin önemli oldugu kanitlanmistir. Kisinin kendi escinsel kimligine yaklasimi ne kadar olumlu olursa, ruhsal sagliginda da o kadar bir düzelme ve kendine saygisinda artis olacaktir.
Bazi escinseller icin "Coming Out" neden bu kadar zor?
Coming out, kişinin cinsel yönelimini veya cinsi kimliğini, uygun gördüğü kişilere, "kendi isteğiyle" beyan etmesi.
Bu denli cok önyargiyla ve yanlis inancla büyüyen escinseller icin "coming out" süreci son derece zor ve sancili bir dönem olabilir. Escinseller kendi cinsine yönelik egilimlerinin ilk kez ayirdina vardiklarinda kendilerini "farkli" ve "yalniz" hissederler. Cogunlugu, aileleri, arkadaslari ya da is arkadaslari tarafindan dislanacagindan korkar.
Ayrica escinseller, etraflarindaki heteroseksüel insanlar tarafindan sIk sIk ayrimci tutumlarla ya da siddetle karsi karsiya birakilmistir. Bu durum escinsel gelisime engel olusturmaktadir.
1989 yilinda Amerika da yapilan bir arastirmada erkek escinsellerin %5 inin ve lezbiyenlerin %10 unun escinsellik karsiti siddete maruz kaldigi ortaya cikmistir. Escinsellerin %47 si yasamlari boyunca ayrimciliga ugradiklarini belirtmistir. Diger bir arastirmada da benzer rakamlar ortaya cikmistir.
Önyargi ve ayrimciliga karsi mücadelede escinsellere nasil yardimci
olunabilir?
En azindan bir ya da daha fazla sayida escinseli yakindan taniyan kisiler escinsellige karsi daha olumlu bir yaklasim göstermektedir. Bu nedenle psikiyatrlar ve ruhbilimciler kisisel deneyimlerin degil, önyargilarin escinsellik üzerine olumsuz düsüncelere yol actigini düsünmektedir.
Baska bir deyisle: bir insan ne kadar cok escinsel tanir, ve escinsellik üzerine ne kadar fazla sey bilirse yaklasimi da o kadar olumlu olmaktadir.
Cinsel yönelim tedaviyle degistirilebilir mi?
Hayir.
Her ne kadar escinsellik ruhsal bir hastalik olmasa da ve escinsel egilimleri heteroseküsellige dönüstürülmesi icin hic bir bilimsel neden bulunmasa da, yine de kendinin ya da baska birisinin (örnegin cocugunun) cinsel yönelimini degistirmek isteyen insanlar cikmaktadir.
Hatta bu tür terapileri yapan ve cinsel yönelimi basariyla degistirdigini aciklayan terapistler var. Bu aciklamalarin raporlari ayrintili olarak incelendiginde ise dogrulugu konusunda kuskular meydana cikmaktadir: bu raporlarin cogunu ruhbilimci ya da psikiyatrlar degil, ideolojileri nedeniyle cinsel yönelimi escinsellikten heteroseksüellige dönüstürmek isteyen bazi organizasyonlar yazmistir. Üstelik tedavi bicimi ve sonuclari belgelenmemis ve sözde "basariyla tedavi edilmis" kisilerin sonradan denetlendigi sürec cok kisa islenmistir.
1990 yilinda Amerikan Ruhbilim Kurumu, cinsel yönelimin tedaviyle degistirildigine dair hic bir bilimsel kanit olmadigini tespit etmistir. Bu türden bir "terapi" cogunlukla yarar yerine zarar getirmektedir. Cinsel yönelimin degismesi sadece cinsel davranisin degil, kisinin tüm ic dünyasinin, kendisiyle ilgili konseptinin ve toplumsal kimliginin degismesi anlamina gelmektedir. Hatta kesinlikle hastalik olmayan ve insanin kisisel kimligi icin bu kadar önemli olan bir noktanin "terapi" ile degistirilmeye calisilmasinin ahlaksal acidan dogru olup olmadigi bile sorulabilir.
Terapiye baslamak isteyen her escinselin de cinsel yönelimini degistirmek istedigi düsünülemez. Cogunlugu digerleri gibi ayni konularda yardim aramaktadir. Ayrica bazilarinin "coming out" esnasinda ya da toplumsal önyargilarla ve ayrimcilikla yasayabilmek konusunda ruhbilimsel yardima gereksinimi vardir.
Toplumun escinsellik konusunda daha iyi bilgilendirilmesi neden bu kadar önemli?
Insanlarin cinsel yönelim ve escinsellik konusunda bilgilendirilmesi önyargilarin etkisinin azaltilmasi ya da yokedilmesi acisindan önem tasimaktadir. Escinsellik konusunda tam bir bilgilendirme özellikle ergenlik cagindaki, kendi cinselligini tam olarak kavrayamamis gencler icin önemlidir. Bu sekilde onlarin cinsel yöneliminin daha erken yaslarda etki altina alinabilecegi korkusunun ise hic bir savunusu yoktur.
alıntıdır...
Cinsel yönelim, cinsel kimligin 4 elementinden biri olup, belirli cinsten
eslere yönelik uzun süreli bir cosumsal ya da cinsel cekilme veya hoslanma duygusu anlamina gelen bir kavramdir.
Cinsel kimligin 4 elementleri sunlardir:
Biyolojik cins
Cinsel kimlik (yani kendini kadin ya da erkek olarak hissetmek)
Cinsel rol (kültürel normlara bagli eril ya da disil davranis bicimleri)
Cinsel yönelim
Olagan olarak cinsel yönelim üce ayrilir:
escinsel: kendi cinsine arzu hisseden
heteroseksüel: karsi cinse arzu hisseden
biseksüel: her iki cinse de arzu hisseden
Cinsel yönelim bir kisinin tamamen ic yapisi ve duygulariyla ilgili bir kavram oldugu icin, kisinin halen yasamakta oldugu cinsellikten farkli da olabilir. Bir kisi, davranis bicimleriyle cinsel yönelimini gösterebilir, ama göstermeyebilir de.
Belirli bir cinsel yönelim nasil olusur?
Belirli bir cinsel yönelimin nasil olustugu bugüne kadar tam olarak aciklanamamistir. Degisik kuramlarda degisik etkenlerden bahsediliyor: örnegin kalitimsal (hormonel) etkenler ya da erken cocuksal dönemde yasanmis olan deneyimler. Her ne olsa da, bilim adamlari cinsel yönelimin en erken cocuksal dönemde kesin olarak belirlendigine ve bir takim biyolojik, ruhsal ve toplumsal etkenlerin karmasik etkileriyle meydana geldigine inaniyor.
Cinsel yönelim "secilir" mi?
Hayir.
Psikologlar, psikiyatrlar ve ruhsal saglikla ilgilenen tüm uzmanlar, escinselligin ne bir hastalik ya da ruh hastaligi, ne de ruhsal bir sorun olmadigi konusunda görüs birligine varmislardir. Yapilan arastirmalar escinsel egilimin tek basina hic bir duygusal ya da toplumsal soruna yol acmadigini göstermistir.
Önceden arastirmalarda sadece (psikiyatrik ya da psikolojik) tedavi icerisinde bulunan escinsel ya da lezbiyenler inceleniyordu. Bu nedenle bilim adamlari en basindan itibaren önyargili davranarak yanlis sonuclara variyorlardi ve escinselligin bir hastalik olmasi gerektigi gibi bir kaniya sahiplerdi. Ama sonradan yapilan ve terapide olmayan escinselleri kapsayan arastirmalarda escinselligin hastalik olmadigi ve tedavi edilemeyecegi ortaya cikmistir.
1973 yilinda Amerikan Psikiyatri Kurumu (American Psychiatric Association) escinsellik kavramini ruhsal hastaliklarin resmi listesinden tamamen cikararak bu konu üzerine tarafsiz önyargisiz bilimsel arastirmalarin yapilmasinin zorunlu olduguna dikkat cekmistir. 1975 yilinda Amerikan Ruhbilim Kurumu (American Pyschologic Association) bu karari destekleyen bir yönerge cikartmistir. Ve bundan beri iki kurum da diger meslektaslari arasinda bulunan escinselligin bir hastalik oldugu ve yok edilmesi gerektigi inancina karsi mücadele etmeye baslamislardir. En son 1992 yilinda dünyanin önemli örgütlerinden Dünya Saglik Örgütü (Worl Health Organization) escinselligi ruhsal hastaliklar katalogundan silmistir.
Escinseller iyi anne ya da baba olabilir mi?
Evet.
Arastirmalarda escinsel ailelerin yetistirdigi cocuklar, heteroseksüel ailelerin yetistirdigi cocuklarla karsilastirilmistir. Zekalari, ruhsal gelisimleri, toplumsal davranislari, diger cocuklarla olan iliskileri, cinsel kimlik ya da yönelimlerini gelistirme acisindan hic bir fark gözlemlenmemistir.
Diger bir yerlesmis inanc da escinsel erkeklerin heteroseksüel erkeklere´göre cocuklara yönelik taciz olaylarina daha egilimli oldugu düsüncesidir, ki bu da tamamen ayrimciliga ait ve bastan sona yanlis bir söylemdir ve bilimle hic bir ilgisi yoktur.
Neden bazi escinseller baskalarina cinsel yöneliminden bahsetme geregini duyar?
Yasamlarinin bu yönünü baskalariyla paylasmak escinsellerin ruhsal sagligi icin önemli bir rol oynayabilir. Kisinin kendi kimligini bulma sürecinin coming out da bu sürecin bir parcasidir- kisinin ruhsal dengesi icin önemli oldugu kanitlanmistir. Kisinin kendi escinsel kimligine yaklasimi ne kadar olumlu olursa, ruhsal sagliginda da o kadar bir düzelme ve kendine saygisinda artis olacaktir.
Bazi escinseller icin "Coming Out" neden bu kadar zor?
Coming out, kişinin cinsel yönelimini veya cinsi kimliğini, uygun gördüğü kişilere, "kendi isteğiyle" beyan etmesi.
Bu denli cok önyargiyla ve yanlis inancla büyüyen escinseller icin "coming out" süreci son derece zor ve sancili bir dönem olabilir. Escinseller kendi cinsine yönelik egilimlerinin ilk kez ayirdina vardiklarinda kendilerini "farkli" ve "yalniz" hissederler. Cogunlugu, aileleri, arkadaslari ya da is arkadaslari tarafindan dislanacagindan korkar.
Ayrica escinseller, etraflarindaki heteroseksüel insanlar tarafindan sIk sIk ayrimci tutumlarla ya da siddetle karsi karsiya birakilmistir. Bu durum escinsel gelisime engel olusturmaktadir.
1989 yilinda Amerika da yapilan bir arastirmada erkek escinsellerin %5 inin ve lezbiyenlerin %10 unun escinsellik karsiti siddete maruz kaldigi ortaya cikmistir. Escinsellerin %47 si yasamlari boyunca ayrimciliga ugradiklarini belirtmistir. Diger bir arastirmada da benzer rakamlar ortaya cikmistir.
Önyargi ve ayrimciliga karsi mücadelede escinsellere nasil yardimci
olunabilir?
En azindan bir ya da daha fazla sayida escinseli yakindan taniyan kisiler escinsellige karsi daha olumlu bir yaklasim göstermektedir. Bu nedenle psikiyatrlar ve ruhbilimciler kisisel deneyimlerin degil, önyargilarin escinsellik üzerine olumsuz düsüncelere yol actigini düsünmektedir.
Baska bir deyisle: bir insan ne kadar cok escinsel tanir, ve escinsellik üzerine ne kadar fazla sey bilirse yaklasimi da o kadar olumlu olmaktadir.
Cinsel yönelim tedaviyle degistirilebilir mi?
Hayir.
Her ne kadar escinsellik ruhsal bir hastalik olmasa da ve escinsel egilimleri heteroseküsellige dönüstürülmesi icin hic bir bilimsel neden bulunmasa da, yine de kendinin ya da baska birisinin (örnegin cocugunun) cinsel yönelimini degistirmek isteyen insanlar cikmaktadir.
Hatta bu tür terapileri yapan ve cinsel yönelimi basariyla degistirdigini aciklayan terapistler var. Bu aciklamalarin raporlari ayrintili olarak incelendiginde ise dogrulugu konusunda kuskular meydana cikmaktadir: bu raporlarin cogunu ruhbilimci ya da psikiyatrlar degil, ideolojileri nedeniyle cinsel yönelimi escinsellikten heteroseksüellige dönüstürmek isteyen bazi organizasyonlar yazmistir. Üstelik tedavi bicimi ve sonuclari belgelenmemis ve sözde "basariyla tedavi edilmis" kisilerin sonradan denetlendigi sürec cok kisa islenmistir.
1990 yilinda Amerikan Ruhbilim Kurumu, cinsel yönelimin tedaviyle degistirildigine dair hic bir bilimsel kanit olmadigini tespit etmistir. Bu türden bir "terapi" cogunlukla yarar yerine zarar getirmektedir. Cinsel yönelimin degismesi sadece cinsel davranisin degil, kisinin tüm ic dünyasinin, kendisiyle ilgili konseptinin ve toplumsal kimliginin degismesi anlamina gelmektedir. Hatta kesinlikle hastalik olmayan ve insanin kisisel kimligi icin bu kadar önemli olan bir noktanin "terapi" ile degistirilmeye calisilmasinin ahlaksal acidan dogru olup olmadigi bile sorulabilir.
Terapiye baslamak isteyen her escinselin de cinsel yönelimini degistirmek istedigi düsünülemez. Cogunlugu digerleri gibi ayni konularda yardim aramaktadir. Ayrica bazilarinin "coming out" esnasinda ya da toplumsal önyargilarla ve ayrimcilikla yasayabilmek konusunda ruhbilimsel yardima gereksinimi vardir.
Toplumun escinsellik konusunda daha iyi bilgilendirilmesi neden bu kadar önemli?
Insanlarin cinsel yönelim ve escinsellik konusunda bilgilendirilmesi önyargilarin etkisinin azaltilmasi ya da yokedilmesi acisindan önem tasimaktadir. Escinsellik konusunda tam bir bilgilendirme özellikle ergenlik cagindaki, kendi cinselligini tam olarak kavrayamamis gencler icin önemlidir. Bu sekilde onlarin cinsel yöneliminin daha erken yaslarda etki altina alinabilecegi korkusunun ise hic bir savunusu yoktur.
alıntıdır...